Ulucanlar Cezaevi

Reklamlar



WWW.GECELERİYAZAR.COM
Ulucanlar tecrit odası

Ulucanlar Cezaevi

 

Ulucanlar Cezaevi İsminden de anlaşıldığı gibi ulu falan değildi. Birçok yazara, siyasetçiye, liderlere, gazetecilere, zamanın en hızlı dönemlerinde sağ sol davalarından dolayı bu hapishaneler de cezalarını tamamlamaya çalışmış birçok mahkuma veya mahkumiyeti belli olana kadar ev sahipliği yapmıştır. İnşası 1925 de yapılmış olup, 2006 yılına kadar bu görevi yerine getirmiştir. İlk kurulduğu yıllardan 2006 yılına kadar birçok tanınmış ismin bu Cezaevinde kaldığı bilinmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Ulucanlar cezaevi toplamda 18 idama ev sahipliği yapmıştır. Ankara da olması ve birçok siyasinin de bu cezaevinde yargılanmasına neden olduğu bilinmektedir. İdam edilen isimler, Fethi Gürcan, Talat Aytemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu, Erdal Eren, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Dr Nazım… gibi isimlerden bazıları.

İstiklal mahkemelerinden tutunda, 1960 darbesi, 1971 darbesi, 1980 darbesi gibi bir çok darbelere de ev sahipliği yaptığını hepimiz bilmekteyiz. Bu darbeler de sıkıyönetimler de kimler kalmış, kimler cezalarını haklı veya haksız yerine getirmek için Ulucanlar Cezaevinde misafir olmuş görelim.

 

 

 

 

Birçok yazarın, birçok gazetecinin, birçok sinemacının, birçok siyasetçinin kaldığını görüyoruz. Bu isimler şu şekilde.

Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Kormazgil  Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt, , Metin Toker, Bülent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman Yüksel Serdengeçti, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan ,Muharrem Şemsek gibi isimler,

 

 

 

 

 

 

Müzeyi gezmenizi tavsiye ederim, bazı eşyaların, bazı eski kullanılmış aletlerin, koğuşlarda ki durumlar, yeni ve eski yapılar, tarihin içinden gelen sanatçılar, yazarlar, şairler, siyasetçiler, sinemacılar gibi birçok ismi ziyaret etmiş oluyoruz.

 

İsimlerini bilmediğimiz işkencelerde, tecritler de ölen nice insanlar. Mesela bilir misiniz? Hilton koğuşlarının olduğunu ve bu koğuşların yüksekte manzaralı olmasından dolayı bu adı aldığını, çok tuhaf ama böyle işte burası Türkiye’nin geçmişi…

 

 

 

Aslında Ulucanlar Cezaevi bizlere yaşayacağımız, yaşadığımız geçmiş yüz yılın birçok yüzünü önümüze seriyor. Hepimiz biliyoruz ki gelecek geçmişin hesaplaşması oluyor. Aslında Ulucanlar Cezaevinin de geçmişten günümüze bunu bize çok iyi bir şekilde verip sunduğunu görüyoruz.

Fırsatınız olduğunda, yolunuz Ankara’ya düştüğünde mutlaka gidin ve müzeyi gezin. Zamanınızdan biraz fedakarlık edip geçmişe yazarlara sırası ile uzanın.

 

Belki de şuan da kitaplarını okuduğunuz, görüşlerini savunduğunuz, birçok insanı görme şansınız olduğunu bilin. Burası bir müzeden ziyade, insanın insana yaptığı zulmün, gerçeklerin sergilendiği bir sergi alanıdır.

 

 

 

 

“Neden uçmuyor inci, bir gün uçar….”

Reklamlar



2 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*